27 Aralık 2015 Pazar

❝ umutlarım❞

denizi özlüyorum çoğu zaman 
kenarında kahve içtiğim, dalgalara tüm haksızlıkları haykırdığım,
yalnızlığımı pekiştirdiğim...
sorular soruyorum kendime bazen,
cevabını bildiğim, acı acı da söylediğim.
umutlarımı kalbimden taşırıyorum bazen,
dizleri kanıyor, kabuk bağlamayacak gibi de.
kanıyorlar, kızıyorlar, bana darılıp küfrediyorlar,
bırakmıyorum onları diye.
canıma da okusalar asla bırakmayacağım onları 
bilmiyorum herhalde bilmiyorlar.

30 Kasım 2015 Pazartesi

❝aşk bize çok muhtaç❞

aşk nefrete çok yakın
iki soğuk kalbin ateşin ortasında ısınamaması,
aşk barışa çok uzak
bakışların görmekten çok ırak olması,
aşk güzel günlere çok aç
çiçeklerin hemen solup boynunu bükmesi,
aşk bize çok muhtaç
kıskanacak tüm şarkılar nakaratımızı...

17 Ekim 2015 Cumartesi

❝bitiriyorlar❞

sormuyorum gecelere yalnızlığımı
harlıyor hayat ıssızlığın ateşini
güneşin altındaki soğuklumuz geliyor bazen aklıma
o kadar yanarken uzak kalmamızın nedenini düşünüyorum...
uyuşmuş sanki tüm hücrelerim,
hepsi ellerini ovuşturarak sonsuza kadar uyumamı bekliyorlar sanki.
haklı çıkarıyorsun tüm mikroplarımı.
sensizliğimde seninle besleniyorlar
beni, aşkımızı bitiriyorlar.

29 Ağustos 2015 Cumartesi

❝borçlusun bana❞

savunmam bitti, karar yazılsın hakkımda
ağlayan bir çanta mektup,
gökyüzüne uçmayı bekleyen, intiharın eşiğinde bir balon
kendimi yaraladığım tükenmez kalemim var ardımda.
son isteğimi sorun hadi...
bir gülücük!
borçlusun bana hayat,
en depresif saatlerimin
en kanlı düşlerimin
en pembe kabuslarımın
en mavi karanlıklarımın
en siyah mutluluğumun sahibi
borçlusun bana...
bir kahkaha, bir şefkat
ortaya karıştır hadi.
gidişleri durdur, sehpanın üzerindeki.
aç kollarını, avuçlarını göğe aç, dua et.
borçlusun bana.
bir tutam şans, bir tutam aşk...

17 Ağustos 2015 Pazartesi

❝önce düştüm, sonra öldüm❞

çiçek gibi günlerim vardı hiç solmaz dediğim,
rüzgar gülü gibi dönerdi sevdam etrafımda.
bazen olurdu ki,
ben ölmem her halde derdim...
gülüşlerimiz canlandırırdı kayaları
dalgalara karşı çıkmışlardı bir keresinde
düşler ceplerimizde garantimizdi
güzel yarınlar için.
bazen olurdu ki,
ben düşmem her halde derdim...
bir şeyler oldu sonra !
çiçeklerim soldu,
rüzgarlar durdu,
gülmeler intiharda
yarınlarımda kötülerin yanlarında kaldı.
önce düştüm, sonra öldüm...

11 Ağustos 2015 Salı

❝hak ettin sen ❞

karalara bağladıktan sonra karara vardık
unutma yaşların yazıma damlarken
kanlar akıyordu kağıtlara,
yakamozlar göz kırparken yalnızlığıma
konuştu sanki dalgalar benimle;
hak ettin sen  bunu !

❝balon❞

bin yağmur yağsa, bin güneş açsa...
temizlemez seni beni yalanlardan
götürmez bizi güzel anılara...

hesaplaşma vakti şimdi kendimizle
vedalaşma vakti şimdi nefislerimizle
pişman, düşman
olmanın ne faydası var.

bir rüyaya dalsam, bir dünyaya kaçsam
balonlarla doldurup tüm çantamı
hüzünlü çocuklara dağıtsam...

hesaplaşma vakti şimdi kendimizle
vedalaşma vakti şimdi nefislerimizle
pişman, düşman
olmanın ne faydası var.

21 Temmuz 2015 Salı

❝ hüzün ❞

neye adım attıysam hep yarım kaldı
her mutluluğumda bir hüzün vardı
seni de yine bir elin kızı aldı
yalnız kalan yine hep sol yanımdı

bilemem seni anlamam gidişlerini
sen olsaydın yerimde vururdun seni

sorma hayat bu kez bana sorma
neden kalmadı elinde hiç kandırma
yorma  hayat bu kez beni yorma
gideni döndür şimdi hediye et bana

söz& müzik : Merve Tuna- Ayça Kömürcü

❝ ... ❞

sözlerinde bir yalan bin hayat var
inanmamak elde değil...
her kaçış belki kendine çağırış
ardından koşmamak elde değil...
tavırların git dese de şarkıların gel der gibi
dinlememek elde değil...

17 Haziran 2015 Çarşamba

❝ ya sonra; ❞

ya sonra;
kelimeler anlamını yitirdikçe, değerler gittikçe, bittikçe
ne anlatacağız  birbirimize?
tükettikten sonra;
aynı şehirde dünyanın bir ucundaymış gibi davranmak 
yıllar sonra göz göze gelip tebessümlerimizden çalmak
ağzımızdan çıkacak bir kelimeye ihtiyaç duymak,
şarkılarımızı başka birileri için söylemek 
ne kadar güzel olabilir ki !
başka sözler de yaratılsa 
başka şarkılar da yazılsa 
olmaz ! 
ne sen olursun ne de ben...

10 Mayıs 2015 Pazar

❝siyah❞

bir ucunda sen acıların bir ucunda ben 
ikimizde kaç kere düştük
sokağımıza sapmış tüm düş kırıklıkları
düştüğü yeri yakan ateşlerin üzerinden atlarken
birbirimizi görememişiz...
kuşlar konmazken penceremizin kenarlarına
onlara bir avuç pirinç koymayı ihmal etmişiz.
kendimizi ettiğimiz gibi.
sardunyalar susuzluktan kururken cam önlerinde
ne kadar da onlara benzemişiz.
kendimizi bir yudum aşktan mahrum bırakmışız .

dualarımızda mıyız acaba şimdi
zira birbirimizsiz olduğumuz kesin.
göklere giden binlerce söz gibiyiz evrende
heba olmuş sanki zaman gözümüzün önünde.
siyah boya ile duvara yazdığımız baş harflerimiz
sanki yazımızı da karalara dönüştürüvermiş .
düşlerden bir fırça ile dokun adıma 
dilediğin renge boya siyah dışında.

4 Mayıs 2015 Pazartesi

❝şarkılarda ki bekleyen oldum❞

içimdeki gökyüzünün en ucuna dokundun
elini çekince yağmurlar başladı gözlerimde 

kalbimdeki çukurun dibini buldun
orada hapsoldun gözümden düşünce 

ellerimin çizgilerini yol yaptın da sanki gittin geldin avucumda
dualarımdan çıkardım seni rüyalarımdan gidince 

hayallerim deniz gibiydi bir gemi gibi sense üstünde 
su almaya başlayınca ilk terk eden sen oldun.

kağıt oldum kalem oldun, yazdın durdun
tükenene kadar bekledim sabırla

yaprak oldun, ağaç oldum yazları geldin son baharları gittin
üşüttün yokluğunla, üstümü karlarla örttüm

gözümü kapadım, toprak ana kucakladı
şarkılarda ki bekleyen oldum.

1 Mayıs 2015 Cuma

❝insanlık bende kalsın❞

ben insanlardan bir anda soğumanın ne demek olduğunu yine onlardan öğrendim.
hatalardan ders çıkarmayı değil, içim soğusun diye intikam almayı,
iyi olmanın her zaman kar etmediği yalan, dolan, oyun dolu saçma dünyayı önemsememeyi,
dost kavramının aslında olmadığını,
fırsatını bulduğu zaman hemen satıldığımı,
yüzüme ne kadar gülünse bir o kadar kuyumun kazıldığını,
benliğimi kocaman bir kazana koyup akıllarına geldiğim zaman ateşe odun verdiklerini,
dişlerimi, ellerimi, kalbimi sıkarak ağlamamayı, mecburen güçlü olmayı,
yalan konuşmayı, bazen kanatmayı, çoğu zaman kaçmayı,
ellerimi göğe açtığım zaman, kendimle baş başa kaldığım zaman yalnızlığımı,
tercihim değilken, iğne atsan yere düşmeyecek yerlerde yalnız olmayı,
aklımın, ruhumun kötü olmaya her daim hazır olmasını,
insan olmanın bunu gerektirdiğini yine insanlardan öğrendim.
teşekkür de etmezdim ama...
teşekkürler!
insanlık bende kalsın!

27 Nisan 2015 Pazartesi

❝söyleyin❞

iliklerime kadar yalnızlığı hissettiğim bir anda karşılaşmak gölgenle;
işte her hangi bir tarife mümkünat vermeyen durum.
içimde karanlıklar reveransla karşılarken aşkı
bembeyaz çığlıklar atarak uyanmaktayım yeni güne.
düşlerimde düşerek kanıyorsa dizlerim
bilinç altıma tecavüzünden vuku bulur absürt dizelerim.
gözlerin cehennemin çukurlarından biri gibi kavuruyorsa beni
yalan söylemelere, çalmalara doyamam kalmak için bir saniye bile.
bilmeden, kaidesiz yazmalarım en iyi şairlerin kemiklerini sızlatıyorsa
şöyle söyleyeyim; bildiğim tek şey sensin.
ve söyleyin onlara, yazdıkları yüzünden aşkı ben böyle sevdim.

21 Nisan 2015 Salı

❝sorup yormak❞

sonsuzluğun uğursuz asfaltında gitmiyor muyuz
Aşık Veysel' in dediği gibi "- gündüz gece"...
yolumuza çıkanlar da kalmıyor mu her bir tanesi ardımızda?
kaderimiz bizi bıçaklamıyor mu her saniye sırtımızdan?
yalanlarla dolu dünyamız, dürüstlük gece yatmadan önce sildiğimiz makyajımız
tebessümü zımbayla tutturmuyor muyuz her yeni güne?
kanla karışmıyor mu sanki tüm mutluluklar?
sorular soran beş yaşındaki çocukları dövmek istemiyor muyuz?
ellerimiz her gidenin ardından sallansa da üzgünce sonrasında alkışlamıyor mu onları ?
zaman her dakika üstümüzde altmış kere tepinmiyor mu ?
peki aşk ?
o neyin peşinde, kalbimizin mi? şefkatimizin mi? yoksa gururumuzun mu?



25 Mart 2015 Çarşamba

❝sessizliğimin sol anahtarı❞

inatla gittin bu gece yastığım yorganım hala soğuk
- seni sevmedim hiç ! yalanlarımın başlığı
kapım kapalı herkese içiyoruz yalnızlıkla her gece
yalnız kendim ve ben bekliyoruz o aşığı
kendime gidiyorum, kendimden geliyorum
yattığımda ölüyorum her gece
tükenmeyen kalemim de saatin  akrebin de
ben yelkovanın üstünde koşuyoruz...
yakmalı bu sevdayı hayatımızı çaldı
aç gönlümün kapısını sessizliğimin sol anahtarı...

❝izi kalır❞

sormadım sana bir gün bile, elin ceketinde bekledin yine
kapıya bir adım yakın hep sendin...
cevabı aldım ben gözlerin yeter, böyle bakman da gitmenden beter
anıları topla bizi azad ettim...
kapıdan çıkınca el-alemin duyacağı ayrılık
saçına aklar düşünce seninse duyacağın pişmanlık
silmiş olmazsın gitmekle, ısınmaz asla yürek gelen  geçenle
ateş söner, yağmur diner elbette, gitsen de aklın kalır
düşman olur sana saatler de, eller ısıtmaz elini bir gece de
güneş batar çiçek solar elbette ,adım geçer izi kalır...

16 Şubat 2015 Pazartesi

Ablama;

Ablama ;
Şimdi buraya döşerim her anımızı fakat bazı şeyler özel kalmalı. Ama şunu gönül rahatlığıyla ve samimiyetle söyleyebilirim ki şükürlerimde,iyi kilerimde ve dualarımdasın aybalam.
Sırat Köprüsü'nde seni sırtımda taşısam ödeyemem borcumu. herkesin ailesi kendine özeldir elbette ama iyi ki benden büyüksün, ben benden büyük olsam 7/24 döverdim beni. İyi ki Doğmuşsun aybalam, doğum günün kutlu olsun.Seni çok fazla seviyorum :)

2 Şubat 2015 Pazartesi

❝tüm hakları haklıdır❞

yılmamak çok yorucu, hunharca yıpratıyor oradan oraya çarpıp duruyor. yıldızları, denizi izlemek olsa ya tek görevimiz. gözlerimi açmaya üşendiğim(korktuğum) günlere uyanıyorum. rüyalarını unutur mu insan? unutuyorum işte. yirmialtısenedörtgün oldu yalnızlığım ve tüm hakları farklıdır.

1 Ocak 2015 Perşembe

❝Merhaba 2015❞

Merhaba 2015,
Öncelikle hoş geldin aramıza buralarda henüz yenisin. Eskiyeceksin , bu fikre alıştır kendini. Eskiyince de acıtma canımızı e mi ? Sana akıl vereyim biraz, lütfen kabul et. Bir kere hırsızları, haydutları, satıcıları, teröristleri, sokma hayatımıza. Mesela eksiltme bizi. Sağlık sorunlarıyla sınanmamamız için dua et, bizim etmemize engel de olma. Doğal felaketler gelmesin, çünkü en çok parasızların canı yanıyor öyle durumlarda. Aç insan kalmasın varsa da yardım gönüllülerinin karşısına çıkart. Devlet büyüklerine söyle emekli, işçi, dul ve yetim maaşlarını kendilerininkinin çeyreği kadar yapsalar yeter. Faturalarımıza da el at mesela. Bir ay çok geliyorsa, bir ay çok çok az gelsin. Kaçak kullananları da çarp. Haksız kazanç sağlayanları, dolandırıcıları, bu grubun lideri olduğunu düşündüğüm RTE yi insafa getir. Sınavlara bir çözüm üret lütfen, öğrenciyken sınav, işe girerken sınav, işte yükselmek istersen sınav. Ölürken desen yine sınav. Tek sınava indirge hayatımızı. Hastane yöneticilerinin kıçlarının iki yanaklarından sağlam iğne yap ki anlasınlar hasta halde kuyrukta beklemek ne demek. Temizliğe titizliğe çok çok önem versinler. Hastaneleri şikayet etmekten yılmış birileri vardır belki aramızda. Hayatımızda aşk ı eksik etme e mi ? Ne onunla ne onsuz çünkü :) Şarkılar, şiirler de eksik olmasın, duygularımızı belki de en açıkça ortalığa savurabildiğimiz aracılar onlar. Geriye senden kalan bize 364 gün. Biz sana girdik diye senin de intikam için bize girmene gerek yok. Ne seneler geçti sonuçta elimizden. Tecrübe konuşuyor burda oluum.! Neyse daha pek çok eksik olan konular vardır eminim ki ama sen deneyim kazandıkça tek dostun olan bizlere yardımcı olacağını düşünerek daha fazla kafanı şişirmek istemem. Bu yolda beraberiz. Güzel günler geçirelim inşallah. Hoşgeldin ! :)