27 Nisan 2015 Pazartesi

❝söyleyin❞

iliklerime kadar yalnızlığı hissettiğim bir anda karşılaşmak gölgenle;
işte her hangi bir tarife mümkünat vermeyen durum.
içimde karanlıklar reveransla karşılarken aşkı
bembeyaz çığlıklar atarak uyanmaktayım yeni güne.
düşlerimde düşerek kanıyorsa dizlerim
bilinç altıma tecavüzünden vuku bulur absürt dizelerim.
gözlerin cehennemin çukurlarından biri gibi kavuruyorsa beni
yalan söylemelere, çalmalara doyamam kalmak için bir saniye bile.
bilmeden, kaidesiz yazmalarım en iyi şairlerin kemiklerini sızlatıyorsa
şöyle söyleyeyim; bildiğim tek şey sensin.
ve söyleyin onlara, yazdıkları yüzünden aşkı ben böyle sevdim.

21 Nisan 2015 Salı

❝sorup yormak❞

sonsuzluğun uğursuz asfaltında gitmiyor muyuz
Aşık Veysel' in dediği gibi "- gündüz gece"...
yolumuza çıkanlar da kalmıyor mu her bir tanesi ardımızda?
kaderimiz bizi bıçaklamıyor mu her saniye sırtımızdan?
yalanlarla dolu dünyamız, dürüstlük gece yatmadan önce sildiğimiz makyajımız
tebessümü zımbayla tutturmuyor muyuz her yeni güne?
kanla karışmıyor mu sanki tüm mutluluklar?
sorular soran beş yaşındaki çocukları dövmek istemiyor muyuz?
ellerimiz her gidenin ardından sallansa da üzgünce sonrasında alkışlamıyor mu onları ?
zaman her dakika üstümüzde altmış kere tepinmiyor mu ?
peki aşk ?
o neyin peşinde, kalbimizin mi? şefkatimizin mi? yoksa gururumuzun mu?