17 Eylül 2017 Pazar

❝biraz biraz ❞

üşüdüm eylül ün sıcağında, hüzün mevsiminin kasveti belkide canımı parçalayan. camların ardında göremediklerime küfürler yağdırıyorum. gecenin karanlığında yazamadıklarıma, ağladıklarıma, sinir harplerime, yaşadığım boktan hayatıma makaleler düzmeme, biriktirdiğim insanların bozuk para gibi beni harcamasına, birçok şeye işte...
utanıyorum sonra, makaranın ipine takılmış biçare bir uçurtma gibi savrulmama, hala gülecek enerjim olmasına utanıyorum.
kavrulurken yaşama çabama, bitmişken ayakta sallanmama şaşırıyorum.
güzel cümlelerime, elimde kalan birkaç insana, gerçekten insan gibi olan insana, yüreğimdekine, ve yukarıdakine şükrediyorum.

7 Eylül 2017 Perşembe

gidiyoruz ...
birbirimizden.birbirimize hiç acımadan hemde. uzaklaştıkça küçülüyoruz. küçüldükçe unutulur muyuz ? bilmiyorum. güneşin akşam batarken ki rengini kıskanıyorum. sana benzer çünkü. yakar, bakamazsın ama bakmak için de can atarsın.
görmek için saat sayarsın.
güneşsiz havalardan nefret edersin.
gidiyorsun...
bir çok şeyi yarım bırakarak. fotoğrafların renklerini alarak, kitapların en güzel cümlelerini yırtarak.
şiirlerin kafiyelerini bozarak, şarkıların nağmelerini ağlatarak. bavulların kilitlerini parçalayarak, mektupların pullarını kopararak. saatlerin akrep ve yelkovanını çalarak, gözyaşlarımı gözyaşlarından arındırarak.
gidiyorum...
seni gömmeye, hayaletini yanımda barındırmamaya, sesini kulağımdan silmeye, adını dünyadan kesmeye, bir hücrenle bile aynı şehirde bir araya gelmemeye ve bir çok şeye, yapmadığım yapamadığım bir çok şeye yemin ederek.