9 Aralık 2016 Cuma

❝günah değil mi?❞

günah değil mi? sevgiyi kullanıp çöpe atmak.
üç kere alnından öpmüştük onu.
yere koymamıştık,
kötü laf etmemiş, nazar bile atmamıştık.
göğün en mavi en yüksek raflarında muhafaza ederken
şimdi böylesine kaybetmek, fırlatmak...

25 Kasım 2016 Cuma

❝....❞

insan sokakta uyuyan köpeğe imrenir mi yahu?
imreniyorum işte. derdi yokmuş gibi, tokmuş gibi.

5 Ekim 2016 Çarşamba

❝olur mu ya hiç ❞

unutturan şeyler var hayatı. gözlerin karanlığa alışmış olması gibi bir şey. ışığı açınca göremezsin ya belli bir  zaman. şu an öyleyim galiba. hiçbir şey göremiyorum. kaderimin ışıklarıyla oynandı. arada açıp kapadılar... birine alışmışken, diğerine geçemedim.
alışkanlıklarından kolay vazgeçen insanlara imrendim hep. olum nasıl değiştirir insan kendini. hayır elbet değiştirir de buz gibi suya atlar gibi nasıl atlar değişimin içine. ?

19 Haziran 2016 Pazar

❝kalkamadan düştük❞

on sene evvel, on sene sonraki planlarımı sorarlardı. lisedeydik öğretmenlerimiz sorardı. hedef koyun kendinize derlerdi. hedef koyduk iyi kötü bir baltaya sap ta olduk. ama planları bozan şeyler de oldu. kayıplar oldu, taze canlar oldu. büyümek can yakıcıydı. söylemediler hiç. ister miydim koltukta otururken kısa gelen bacaklarımın yere değmesini. buz dolabının üst tarafındaki dondurmaya erişmeye çalışmaya kalkar mıydım hiç.
önce arkadaşlarımız eksildi. sonra arkadaşlarımız kayboldu, sonra komşularımız kayboldu. korkar olduk yolda selam vermeye. güvenmeye de korkar olduk. şüphe hayatımızın merkezine yerleşti aldığımız yaralar çoğaldığından." düşe kalka büyüyeceksin" cümlesi baştan kaderimize çirkin bir yön verdi belki de. çok düştük çünkü, kalkamadan yine düştük. kalkamadan yine...

20 Mayıs 2016 Cuma

❝ insanları tanımak❞

insanları tanımak, yalnızlaşmaktır. derine indikçe çıkamamak, çözümsüz kalmaktır. kendini anlatamayınca nefessiz kalmaktır. insanları tanımak, insansız kalmaktır.

29 Nisan 2016 Cuma

❝...❞

sona ermedi daha nefesimiz, bir umut var hala güneşli yarınlara
arınınca hayatın kirinden, uçarız belki uçurtmalarla
el sallayanlar varsa ardımızda geri dönüşümüz olur belki
göz kapayanlar varsa hatalara, yaralarımızı sardırmalıyız onlara.
duraklarda kuşlar bekler ya bazen.
yaya geçitlerinden kediler, köpekler geçer hani.
insanlığı öpüp, başlarına koyup, yükseklere mi bırakmışlardır acaba ?