Dört parmağımı avucuma yatırıp, baş parmağımı üstüne kitliyorum
Kalbimin ölçüsü...
Göz kapaklarımı birbirine kitliyorum
O hayallerimin ölçüsü...
Ikisinde de senin olmama ihtimalin
O sabrımın ölçüsü...
Ikisinde de senin olma ihtimalin
O da kaderimin örgüsü...
23 Mayıs 2014 Cuma
21 Mayıs 2014 Çarşamba
❝sonbahar❞
içim nasıl kavruluyor bilemezsin
ateşin içine düşmüşüm gibi
ateşler içime düşmüş gibi...
böyle sınanmak yoktu aklımda
kaderimde de olmasaydı aslında
sonlar yeni başlangıçtı hani
yaprak dökümü gözlerimin rengini de götürdü
şimdi her saat, her gün, her mevsim bana sonbahar...
ateşin içine düşmüşüm gibi
ateşler içime düşmüş gibi...
böyle sınanmak yoktu aklımda
kaderimde de olmasaydı aslında
sonlar yeni başlangıçtı hani
yaprak dökümü gözlerimin rengini de götürdü
şimdi her saat, her gün, her mevsim bana sonbahar...
8 Mayıs 2014 Perşembe
7 Mayıs 2014 Çarşamba
❝beklemez bizi zaman ❞
gökyüzümü pembeye boya
giderken dokun manzarama
maviliklere kısa bir mola
yorgunluğu silip atalım hatta
güneş çıksın battığı yerden
dünya dönsün kaldığı yerden
rengini bul dengeni koru
böyle yazmayalım sonumuzu
gittin bari dönmeyi dene
sövdün bari bir özür dile
anılar var kaçıp gitse de
silmez asla zaman
sildin bari yeniden yazsana
söndün bari bir daha yansana
değmez mi tekrar tutuşmaya
beklemez bizi zaman
giderken dokun manzarama
maviliklere kısa bir mola
yorgunluğu silip atalım hatta
güneş çıksın battığı yerden
dünya dönsün kaldığı yerden
rengini bul dengeni koru
böyle yazmayalım sonumuzu
gittin bari dönmeyi dene
sövdün bari bir özür dile
anılar var kaçıp gitse de
silmez asla zaman
sildin bari yeniden yazsana
söndün bari bir daha yansana
değmez mi tekrar tutuşmaya
beklemez bizi zaman
1 Mayıs 2014 Perşembe
❝dene ❞
her gece yeni pijamalarımı giydim, yeni çarşaflar serdim belki sabaha gelirsin diye
uykularımı bebeklere verdim, geldiğinde sana sarılayım diye
özledim diye yazamadım fakat şarkıları uçurdum ipsiz, göklere
çok konuştum, çok düşündüm seni kulakların çınlasın, yüreğin sızlasın diye...
kırık sandalyemi atmadım, geldiğinde kalbimle birlikte tamir edersin diye
ağlamadım hiç; ama çok yalan söyledim...
ellerimi cebime sokmadım ısınmasın da ellerini unutmasınlar diye
sabah kahvaltım yok hala yalnızlığa alışmaya bile alışamadım.
gelme ama dene be !
uykularımı bebeklere verdim, geldiğinde sana sarılayım diye
özledim diye yazamadım fakat şarkıları uçurdum ipsiz, göklere
çok konuştum, çok düşündüm seni kulakların çınlasın, yüreğin sızlasın diye...
kırık sandalyemi atmadım, geldiğinde kalbimle birlikte tamir edersin diye
ağlamadım hiç; ama çok yalan söyledim...
ellerimi cebime sokmadım ısınmasın da ellerini unutmasınlar diye
sabah kahvaltım yok hala yalnızlığa alışmaya bile alışamadım.
gelme ama dene be !
25 Nisan 2014 Cuma
❝bir paragraf ❞
bazı şeyleri kaybettikten sonra bir şeyleri kazanmanın anlamı hiç olmadı hayatımda
sözleri kusup, kırıldıktan sonra özür ile tamir olan bir kalp görmedim hiç
sözler olmasa da can alıcı, can yakıcı, deprem gibi yıkıcı tavırlar görmek en acısı
yüz yüze konuşup çözülmeyen, arap saçına dönmüş çok konu var bitik.
arkanı dönüp gitmek en temizi, yapılanabileceklerin en iyisi !
unutmak, unutmaya çalışmak daha az can yakar !
son olarak ta insanoğlu bu her şeye alışır !
sözleri kusup, kırıldıktan sonra özür ile tamir olan bir kalp görmedim hiç
sözler olmasa da can alıcı, can yakıcı, deprem gibi yıkıcı tavırlar görmek en acısı
yüz yüze konuşup çözülmeyen, arap saçına dönmüş çok konu var bitik.
arkanı dönüp gitmek en temizi, yapılanabileceklerin en iyisi !
unutmak, unutmaya çalışmak daha az can yakar !
son olarak ta insanoğlu bu her şeye alışır !
23 Nisan 2014 Çarşamba
❝sözleri bağlı kız❞
aradığım yeni kelimeler değil yalnızca eski tatlar
dostta, muhabbette, sokakta, gecede,
biraz da yazılanlarda...
alışılmışın dışında yaşamak değil aradığım
eski bir kanepe, belki bacağı kırık bir sandalye,
sıcak bir gülümseme, samimiyet...
ışıl ışıl odalar aradığım değil
mum aydınlığı yeter düşünceler düşmedikçe yerlere
deniz değil, göl değil, dere değil aradığım
bir tutam mavilik, belki de birkaç sevinç gözyaşı...
düşman değil, kindar değil görmek istediğim
bir bebek kokusunda, bir yağmur sonrası topraktır sevdiğim.
dostta, muhabbette, sokakta, gecede,
biraz da yazılanlarda...
alışılmışın dışında yaşamak değil aradığım
eski bir kanepe, belki bacağı kırık bir sandalye,
sıcak bir gülümseme, samimiyet...
ışıl ışıl odalar aradığım değil
mum aydınlığı yeter düşünceler düşmedikçe yerlere
deniz değil, göl değil, dere değil aradığım
bir tutam mavilik, belki de birkaç sevinç gözyaşı...
düşman değil, kindar değil görmek istediğim
bir bebek kokusunda, bir yağmur sonrası topraktır sevdiğim.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)