30 Haziran 2019 Pazar

❝yanlış❞

her gün başka sorularla uyanıyorum ve düzenli gitmem gereken bir işim var maalesef. sorularıma yanıtları çevremdeki insanlarla bulamadım, bulabileceğimi düşünmek istiyorum fakat bu kötü yaşam tarzı onu bile bana sormadan emri vaki ile elimden alıyor.
karşı koymak ne kolay hayata ne zor. anlam karmaşası içerisinde mesai doldurmuyor muyuz ?
sohbet edebileceğim biriler var gibi, beni dinleyecek birileri var gibi, dinleyeceğim birileri var gibi, evrene dair tüm konuları araştırabileceğim birileri var gibi, miş gibi hepsi işte. net değil. net olamıyoruz. aradığımızı biliyor, arandığımızın farkındayız ama iki çatallı yol gelince gidilmemesi gerekeni tercih ediyoruz. ikisinde de yolun sonu gözüküyor, biz bir umut diğerini seçiyoruz ve buna da kader diyoruz.
kader e haksızlık etmiş olmuyor muyuz ?
sonraki adımlar hep çetrefilli, biz insanoğlu rahatı seviyoruz. garantiyi seviyoruz. gitmelerin aşığıyız ama dönüşler de elimizdeki bavulda hep eski fotoğraflar, eski mektuplar, eski şarkılar, eski arkadaşlıklar, okumayı sevdiğimiz eski kitaplar var. geleceğe dair bir şey yok. ilerledikçe geçmişe özlem duyuyoruz. belki korkudan belki yeniyi sevmediğimizden...
içimizde kalan yaralar kabuk bağlamıyor, atamıyor kendini. yeni birisi gelip güzelce kanatıyor. yudum yudum eriyoruz bu kez. tensel temastan tinsel temasa geçemiyoruz. geçsek her şey kördüğümlerinden arınacak.
farkındayız ama yanlış uzaktan çok cazip geldiği için, çok pembe durduğu için, çok serin estiği için, çok güzel koktuğu için, çok şefkatli olduğu için bizi çağırıyor biz de doğrulara aldırmadan koşarak onun kucağına atlıyoruz...

20 Haziran 2019 Perşembe

❝yıldızlar neden söner❞

yıldızlar neden söner gider ?
güneş doğar... bir güç diğerinin üstünü örter hep. korkutmak için olur, korumak için olur. üşümesin diye olur. rüyalardan korumak için, gölgelerden kaçmak için..
anlam veremediğiniz her bir şeyin anlamını bulmak için sorular sormak gerekir, hayata bir adım giderseniz o size on adım geri dönecektir cevaplarınızla birlikte. sürekli soru sorar halde olmak, aramak yaşamanın anlamını barındırır içinde. yorucu olsa da...
yorgun uyanmanın yıpratıcılığı düşlerde verilen savaşlara bağlıdır. uyandıysanız kazandınız demektir!
her an değişiyoruz, her saniye ve değişimlerimiz bazen bizi bile şaşırtıyor. ruhumuza kanıtlayamadığımız olaylar vuku bulduğunda kanata kanata sayfalarımızı değiştirmek gerekir. altını çizmeden üstünden geçmek.
 yaş havuzunda kulaç atmak okyanuslarda tüpsüz dalmaktan on kat daha zordur. biri yürek yorgunluğudur diğeri kol kaslarının yorgunluğu. ortak paydada buluştukları nokta ise ikisinin de hırpalamasıdır. uyumadan geçmez. zaman denilen ilacı sekiz saat arayla düzenli almadan geçmez. izin verin geçsin üstünüzden akrep ve yelkovan. güneş doğsun tekrar ve başlasın yel değirmenlerine karşı savaşınız Don Kişot 'u görürseniz kazandınız demektir.

13 Şubat 2019 Çarşamba

❝patlak❞

Biri daha öldü içimde dün akşam. Bir güvenim daha gitti, bir canım.
Şu dağları yarıp içine koysalar beni "-sığmam herhalde" diyorum.
Büyüdükçe bitiyoruz, başımız göğe erdikçe yerin dibine geçiyoruz,
Tüm sözcüklerin tükendiği noktalar yaşadıkça ölümü seviyoruz ve ona can atıyoruz.
Kırışıklıklarımızı besleyen zehirler sürüyoruz her gün yüzümüze,
İçini dolduruyoruz anlamsızlaştıkça.
Kusursuz gözükmek için tüm kusurlarımızı altınla kaplıyoruz.
Daha parlak gibi görünen geleceğimizin ışıkları sönük ve hiç yanmayacak.
Çünkü tüm lambalar patlak.

11 Ocak 2019 Cuma

❝güç❞

bu kadar güçlü olmam çok takdir görüyor evet.
ama bazen bir şarkı da yıkılıveriyorum,
bir gidişte, bir anı da, bir milli maç kazanarak,
açılıyor gönül çeşmelerim.
yaşlarımı silene kadar yerlerdeyim, bir çağıran olana kadar...

8 Ocak 2019 Salı

❝kısacası❞

kısaca bahsetmek lazım, hayattan.
sevdadan,
arkadaşlardan,
kendimizden bile...
kimi zaman yaş alıyoruz, kimi zaman yaşlanıyoruz. çizgiler çiziyoruz her gün yüzümüze, emek veriyoruz.
rahat bırakmak lazım hayatı.
aileyi,
arkadaşları,
bazen kendimizi bile.
acıtırız, kırarız, parçalarız. ilacı, telafisi yok ki zamanın. iade edebileceğimiz, değiştirebileceğimiz, tüketici mahkemesine verebileceğimiz bir şey değil.
seni seviyorum demek lazım.
sevmekten korkmamak, kelimelerden korkmamak, andan kaçmamak lazım. bir dk. sonrasına, yarına, gelecek yıla randevu vermemek lazım. çok şarkı söylemek lazım, çok gülmek.
gitmek lazım her zaman dururken bile derdimizi anlata anlata, bağıra bağıra gitmek lazım, lazım ki sağlam kalalım. sallanırken devrilmeyelim. evrilelim.

16 Ağustos 2018 Perşembe

❝çünkü❞

Birçok şeyi aldınız benden...
 Her zerrenizi bilmeme rağmen şimdi güzel sözleriniz bana ikna edici gelmiyor.
çünkü inancımı kaybettirdiniz.
Ağzınızdan çıkan "söz" olduğuna inanmak istediğim bir çok cümle doğruluğunu yitirmiş gibi.
çünkü bildiğim doğruları kaybettirdiniz.
Arkamda yaslanacak her zaman güvenebileceğim birileri olduğunu hissetmek isterdim ve eriyip giden dağları hissettim. yanıltmadınız,
çünkü güvendiğim dağları kaybettirdiniz.
Gözlerimde yaşlar olduğunda silecek mendiller biriktirdim. hep hayal kırıklıklarıyla ıslandım,
çünkü mendillerimi çaldınız.
Aramızda hiç fark olmasın istedim. bunun için çaba verdim. fesatlık kartlarınızı çıkarıp oynadınız kaybettim,
çünkü oyunun başında şah ı elimden aldınız.
Beraber hayal kurduk, umutlandık, evim eviniz oldu, kardeşlerim kardeşiniz, annem anneniz,babam babanız. hepsini sizden geri aldım.
çünkü en başından beri hak etmediniz. ne benim inancımı, ne doğrularımı, ne hayallerimi, ne oyuncaklarımı, ne de ailemi.
şimdi bir yoldayım yine, bazen yüreğim yalnız bazen mahşer yeri gibi.


11 Temmuz 2018 Çarşamba

❝maviye boyadım❞

yağmurun yazdığı şarkılardaki ezgi,
rüzgarların sildiği defterimdeki yazgı,
ellerin vurduğu hedefteki sevgi,
gözlerin kapadığı defterdeki günler.

biraz git, çok gel.
yavaş kapat, hızlı aç kapıları
az sor, çok dinle.
güzel çal, sesli söyle şarkıları.

günleri çizdim ben her renkten
yolları gittim geldim bile yorulmayalım
gözyaşlarımızı çiçeğimize döktüm zaten
seni ve beni maviye boyadım.

11072018/1115