Aklımı götürmek istiyorum gezmelere çoğu zaman... Alamadığı şeyleri de çantama koyup sırtıma yük yaparak. Kaybolan zamanlar kamburum belki, bilerek isteyerek vazgeçtiklerimde olabilir. Ellerimde yalnızca notalar var bir şeyler için yazılmış, birileri için, hisler için, bizim için...
Yolları kucaklayarak insem ya unutulmuş yahut hiç keşfedilmemiş sahil kasabasına, kalbimdekileri de bıraksam asfalta, geri dönmek zorunda olsam fakat her şeyi göze alarak dönmesem.
Cesur olsam bu seferlik...
Bu dönemlik... Biriler anlasa beni.
Baş başa olsam dostlarımla. Kol kola dolaşsam yalnızlığımla...
Ah bıraksalar beni -gidemezsin! demeden gidemezsin diyenler.
Susmasalar ya onlarda benim içim gibi. Gözlerle konuşmayı her kim icat ettiyse artık.
Hangi büyük, hangi baba, hangi anne, hangi sevgili ya da.
Her insan yalnız kalmalı bence aslında !
27 Ekim 2014 Pazartesi
29 Eylül 2014 Pazartesi
❝ tek kendimiz ❞
neler oldu anlat hadi, sözcüklerini gönder
neler bitti ağla hadi, söz yaşlarını akıt
neler gidecek yüreğinden paylaş hadi, duygularını dök
neler gelecek hayal et hadi, düşlerini kaldır düştüğü yerlerden...
belki gelir beklediğin,
belki gider istemediğin
belki verir Tanrı dilemediğini
belki alır Tanrı sevdiğini
bilemeyiz doğruların yamuk hallerini
çözemeyiz en kolay problemleri
anlayamayız duyduklarımızı, gördüklerimizi
yazamayız her zaman söylenenleri
söyleyemeyiz asla söylenmemişleri
gidemeyiz geldiğimiz yere
kalamayız uzunca süre
tek bir bilet var elimizde
tek bir yürek
tek bir yaşam
tek kendimiz...
23 Mayıs 2014 Cuma
Hayallerimin ölçüsü
Dört parmağımı avucuma yatırıp, baş parmağımı üstüne kitliyorum
Kalbimin ölçüsü...
Göz kapaklarımı birbirine kitliyorum
O hayallerimin ölçüsü...
Ikisinde de senin olmama ihtimalin
O sabrımın ölçüsü...
Ikisinde de senin olma ihtimalin
O da kaderimin örgüsü...
Kalbimin ölçüsü...
Göz kapaklarımı birbirine kitliyorum
O hayallerimin ölçüsü...
Ikisinde de senin olmama ihtimalin
O sabrımın ölçüsü...
Ikisinde de senin olma ihtimalin
O da kaderimin örgüsü...
21 Mayıs 2014 Çarşamba
❝sonbahar❞
içim nasıl kavruluyor bilemezsin
ateşin içine düşmüşüm gibi
ateşler içime düşmüş gibi...
böyle sınanmak yoktu aklımda
kaderimde de olmasaydı aslında
sonlar yeni başlangıçtı hani
yaprak dökümü gözlerimin rengini de götürdü
şimdi her saat, her gün, her mevsim bana sonbahar...
ateşin içine düşmüşüm gibi
ateşler içime düşmüş gibi...
böyle sınanmak yoktu aklımda
kaderimde de olmasaydı aslında
sonlar yeni başlangıçtı hani
yaprak dökümü gözlerimin rengini de götürdü
şimdi her saat, her gün, her mevsim bana sonbahar...
8 Mayıs 2014 Perşembe
7 Mayıs 2014 Çarşamba
❝beklemez bizi zaman ❞
gökyüzümü pembeye boya
giderken dokun manzarama
maviliklere kısa bir mola
yorgunluğu silip atalım hatta
güneş çıksın battığı yerden
dünya dönsün kaldığı yerden
rengini bul dengeni koru
böyle yazmayalım sonumuzu
gittin bari dönmeyi dene
sövdün bari bir özür dile
anılar var kaçıp gitse de
silmez asla zaman
sildin bari yeniden yazsana
söndün bari bir daha yansana
değmez mi tekrar tutuşmaya
beklemez bizi zaman
giderken dokun manzarama
maviliklere kısa bir mola
yorgunluğu silip atalım hatta
güneş çıksın battığı yerden
dünya dönsün kaldığı yerden
rengini bul dengeni koru
böyle yazmayalım sonumuzu
gittin bari dönmeyi dene
sövdün bari bir özür dile
anılar var kaçıp gitse de
silmez asla zaman
sildin bari yeniden yazsana
söndün bari bir daha yansana
değmez mi tekrar tutuşmaya
beklemez bizi zaman
1 Mayıs 2014 Perşembe
❝dene ❞
her gece yeni pijamalarımı giydim, yeni çarşaflar serdim belki sabaha gelirsin diye
uykularımı bebeklere verdim, geldiğinde sana sarılayım diye
özledim diye yazamadım fakat şarkıları uçurdum ipsiz, göklere
çok konuştum, çok düşündüm seni kulakların çınlasın, yüreğin sızlasın diye...
kırık sandalyemi atmadım, geldiğinde kalbimle birlikte tamir edersin diye
ağlamadım hiç; ama çok yalan söyledim...
ellerimi cebime sokmadım ısınmasın da ellerini unutmasınlar diye
sabah kahvaltım yok hala yalnızlığa alışmaya bile alışamadım.
gelme ama dene be !
uykularımı bebeklere verdim, geldiğinde sana sarılayım diye
özledim diye yazamadım fakat şarkıları uçurdum ipsiz, göklere
çok konuştum, çok düşündüm seni kulakların çınlasın, yüreğin sızlasın diye...
kırık sandalyemi atmadım, geldiğinde kalbimle birlikte tamir edersin diye
ağlamadım hiç; ama çok yalan söyledim...
ellerimi cebime sokmadım ısınmasın da ellerini unutmasınlar diye
sabah kahvaltım yok hala yalnızlığa alışmaya bile alışamadım.
gelme ama dene be !
Kaydol:
Yorumlar (Atom)