Yirmi beşinci saattir ayrılık, güneşin doğmasını hızlandıran...
Sekizinci gündür ayrılık, mesela üçüncü hafta sonu tatil günü olan...
Onüçücü aydır, yaşını bir ay dahi olsa ileri atan...
Beşinci mevsimdir ayrılık, önce ortalığı yakıp kavuran, ardından gözyaşı yağmur sağanaklarına maruz bırakan, yalnızlıktan donduran...
Beşinci mevsimdir ayrılık, önce ortalığı yakıp kavuran, ardından gözyaşı yağmur sağanaklarına maruz bırakan, yalnızlıktan donduran...
Temizliktir ayrılık, tüm pisliklerden arınır insan, düşünce kirliliğinden, başkası olmuş o insanı düşünmekten arınır. En son toprağın altına girerek paklanır dünya kirinden.
Şiş gözlerle uyanmaktır bazen ayrılık, uçurumun en ucunda geriye bakmaktan tutulup, sonra temiz bir uyku çekmekten şiş gözlerle.
Kurtulmaktır ayrılık, tüm kelepçelerden. Yalan, huzursuzluk ve bir sade kahvenin veremediği keyfin prangalarından kurtulmaktır.
Okumamaktır ayrılık, gözlerinden her şeyi anladığın insanın yeni alfabesini okuyamamaktır.
Gitmek değildir ayrılık birbirini terk etmektir. Tüm şehvetiyle terk etmek hem de.
Huzur kokmalıdır yoksa;
Acıdır ayrılık, acıtır ama alışılır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder