ikimizde kaç kere düştük
sokağımıza sapmış tüm düş kırıklıkları
düştüğü yeri yakan ateşlerin üzerinden atlarken
birbirimizi görememişiz...
kuşlar konmazken penceremizin kenarlarına
onlara bir avuç pirinç koymayı ihmal etmişiz.
kendimizi ettiğimiz gibi.
sardunyalar susuzluktan kururken cam önlerinde
ne kadar da onlara benzemişiz.
kendimizi bir yudum aşktan mahrum bırakmışız .
dualarımızda mıyız acaba şimdi
zira birbirimizsiz olduğumuz kesin.
göklere giden binlerce söz gibiyiz evrende
heba olmuş sanki zaman gözümüzün önünde.
siyah boya ile duvara yazdığımız baş harflerimiz
sanki yazımızı da karalara dönüştürüvermiş .
düşlerden bir fırça ile dokun adıma
dilediğin renge boya siyah dışında.