elim her değdiğinde anılara,o günlere özlem duymak acı veriyor.
güzel hatırlamak her şeyi, kalp tarafından tek istenen.
ama hayat kim bilir onların kapalı bulunduğu kutulara
neler katıyor...
nasıl sararır fotoğraflar?
nasıl nemlenir mektuplar?
hepsi ağlar,hepsi yaşlanır...
zamanında nasıl doğmuşlarsa
zamanı dolunca da bizim gibi yolun yükünü sırtlanırlar...
caaykö/
12 Aralık 2011 Pazartesi
11 Aralık 2011 Pazar
10 Aralık 2011 Cumartesi
çürük düşümdün sen, ağrılarımı artıran
sol yanımı daha da acıtan...
ellerimden kayıp giden yalnızca zaman zannederdim.
meğer ne çok şeymiş kaybettiklerim
en başında da kendim...
her gün yağsa yağmur yine de temizlenmez içim senden
okusam, yazsam, söylesem, çalsam..
kulaklar görmez beni
gözler duymaz ki...
her ritminde kalbim yeniden ölürken
nasıl derim "ne güzel bir gün"
gözümü her açıp kapatışımda zaman benden bir şeyler çalarken
nasıl derim"kader, bu da gelir bu da geçer" diye...
caaykö/
sol yanımı daha da acıtan...
ellerimden kayıp giden yalnızca zaman zannederdim.
meğer ne çok şeymiş kaybettiklerim
en başında da kendim...
her gün yağsa yağmur yine de temizlenmez içim senden
okusam, yazsam, söylesem, çalsam..
kulaklar görmez beni
gözler duymaz ki...
her ritminde kalbim yeniden ölürken
nasıl derim "ne güzel bir gün"
gözümü her açıp kapatışımda zaman benden bir şeyler çalarken
nasıl derim"kader, bu da gelir bu da geçer" diye...
caaykö/
21 Kasım 2011 Pazartesi
hani geçerdi sensiz zaman
hani ilaçtı...
zehir gibi yakarak geçti her şey
kalmadı sağlam,yüreğimi yaslayacağım bir anı
hepsi kendini sanki sen gittiğin gece astı...
yollar sana çıkmadı hiç,
fallar sana kapatıldı hep ama
başka harfler, başka anlamlar çıktı
sana yordum hep,meğer kalbimi yormuşum...
gün doğdu her gün hep bir başkasına
bana soluk sarısını bıraktı
bulutların umut dolu mavilerini çaldılar ellerimden...
kuşlar güzel haber getiren aracılar olmadı benim için...
sararmış mektuplar elimde kalan
kırık plak evimde birkaç tane
bozuk kasetler, çizik cd ler
her şeyi tüketmişiz...
hani ilaçtı...
zehir gibi yakarak geçti her şey
kalmadı sağlam,yüreğimi yaslayacağım bir anı
hepsi kendini sanki sen gittiğin gece astı...
yollar sana çıkmadı hiç,
fallar sana kapatıldı hep ama
başka harfler, başka anlamlar çıktı
sana yordum hep,meğer kalbimi yormuşum...
gün doğdu her gün hep bir başkasına
bana soluk sarısını bıraktı
bulutların umut dolu mavilerini çaldılar ellerimden...
kuşlar güzel haber getiren aracılar olmadı benim için...
sararmış mektuplar elimde kalan
kırık plak evimde birkaç tane
bozuk kasetler, çizik cd ler
her şeyi tüketmişiz...
23 Ekim 2011 Pazar
19 Ekim 2011 Çarşamba
19 EKİM 2011 ÇARŞAMBA
uyanıyorum, 24 canın ölüm haberini alıyorum. susulmuyor.çığlıklar insanın içinde büyüyor da büyüyor.
bu nasıl vahşettir. insanlıktan nasıl nasip almamaktır,nasıl bir aptallıktır.kızıyorum hep.
dostluktan kardeşlikten bahsediliyor seçim zamanlarında...hani ? nerede ? hangi kardeşlik?
kiminin babası, kiminin abisi,kiminin sevgilisi,kiminin arkadaşı...hepimizin askeri ama...
biz Türk üz arkadaş.ayaklanmalıyız. iki kişiden ötekileri olarak ayaklanmalıyız.
yattığınız yer nurlansın, mekanınız cennet olsun Mehmetçikler.Peygamber efendimize komşu olacağınızı düşünmek
rahatlatıyor yalnızca içimizi....
uyanıyorum, 24 canın ölüm haberini alıyorum. susulmuyor.çığlıklar insanın içinde büyüyor da büyüyor.
bu nasıl vahşettir. insanlıktan nasıl nasip almamaktır,nasıl bir aptallıktır.kızıyorum hep.
dostluktan kardeşlikten bahsediliyor seçim zamanlarında...hani ? nerede ? hangi kardeşlik?
kiminin babası, kiminin abisi,kiminin sevgilisi,kiminin arkadaşı...hepimizin askeri ama...
biz Türk üz arkadaş.ayaklanmalıyız. iki kişiden ötekileri olarak ayaklanmalıyız.
yattığınız yer nurlansın, mekanınız cennet olsun Mehmetçikler.Peygamber efendimize komşu olacağınızı düşünmek
rahatlatıyor yalnızca içimizi....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)