10 Ağustos 2020 Pazartesi

❝Sanma❞

Gitmeyi zafer saydın, 

Gömmeyi zamana anıları 

Bitmeyi ölüm gibi..

Yeşermeyen çiçekleri bir bir kopardın attın


Uzun yollar bana gelmez

Bir cesaret gidersem


Bir şansa ihtiyacım yok, 

Böyle bir sana muhtaç değilim

Sanma zor, Sanma kor, 

Alev alev yansa, üşür yüreğim.


Uzun yollar sana gelmez

Bir cesaret gidersen 


Bir şansa ihtiyacın var 

Hayatın ahından kurtulman için

Sanma zor, sanma kor

İçin gülsen ağlar yüreğin.

6 Ağustos 2020 Perşembe

❝kalsın❞

Benim çabaladığımın minik bir kısmı kadar benim için çabalamayan kim varsa, elimi çektim üstlerinden; çekince yuvarlandılar ve suç bana kaldı. Kalsın her halükarda bana kalacaktı...

Yalnız bıraktık zannediyorlar, Yalnızlığı kötü bir şey zannediyorlar.. Kendinle kalmanın, kendi biriktirdiklerinle kendini doldurmanın güzelliğini bilmiyorlar. Susmanın kalitesinden haberleri yok. Söz gümüş evet sükut yakut.

Hayatın karmaşıklığında, sıkıcılığında, hep monotonluğunda, herkes gibi olmak, herkese karışmak ne kadar yıpratıcı. Yorucu... 

Uyurken bile yoruluyor artık insan, bitkin uyanıyor. 

Herkes yol alsın... Yoluna varsın.


❝sen yine git❞

Gittiğin anılardan atlıyorum bu gece
Ihlamur kokusunda hayat bulduğum sabahları yıkıyorum
Gözüme giren ışığını söndürüp karanlığa boyuyorum...
Sen yine git.
Yazdığın şarkıların sesini makasla kesiyorum
Sözler verilmişti altın değerinde
Acımadan bozdurup köpeklere veriyorum
Çünkü öyle severdin.
Sen yine git.
Kalemlere sardığım tütünlerle yazıp 
Kelimelerle oynuyorum evcilik oyununu
Tatlılar yapıp, yazın balkonda akşam serinliğinde çaylar demliyorum
Sen yine git.
Anlatacak bir şeylerim hep olacak 
Dinlemek zorunda kalmayacaksın
Sen yine git.
Sonumuz hayır değil,
Sen yine git.
İçtiğim suyun damlasında boğulurum
Sen yine git.
Gerçekler aklında durur ama durmaz saklında 
Sen yine git.

4 Mayıs 2020 Pazartesi

❝haydi❞

sabah bu fotoğrafla karşılaştım ve vuruldum. neredeyse gitmek istedim, kalmak istedim, dinlemek, sormak birden fazla fiili kilitlemek istedim. sobanın sıcağında çaya düşmek, kitapların cümlelerinde düşşel kumlarda gezinmek istedim. şarkıların naralarına eşlik etmek ya da mırıldanmak. yetmiyor ömür...

2 Nisan 2020 Perşembe

❝başka yolu yok!❞

sıkıştık rüyaların en dibine, koşuyoruz geliyorlar,
yazmıştık şiirleri gökyüzüne, okuyoruz gülüyorlar,
gitmeden halledemezdik
sönmeden harlayamazdık.
başka yolu yok!

başlaması için bitmeli, yeniden açmak için dökülmeli
her gecenin bir sabahı, her ayıbın bir günahı
başka yolu yok!

kalemleri kırdık keskinleştik, sözler verdik arsızlaştık
balonun ucuna dizildik, iğnelendik
yazmadan okuyamazdık
bakmadan göremezdik
başka yolu yok!


❝zor❞

zor zamanlardan geçiyoruz, sayı beklediğimiz, bazen umutlanıp, bazen hüzünlendiğimiz. 7 milyarın derdi aynı, duası aynı, kayıpları aynı. imtihandan başarıyla geçmeyi umut ediyoruz. her akşam aynı saatte ellerimiz gökte, dillerde aynı harfler olmasa bile aynı hissiyatla kurulan cümleler. aynı yakarışlar...
"bugünler geçsin hele bir.." diye başlayan o kadar çok cümle duyuyorum ki... sonuna eklenen bazı tamamlayıcı kelimelere seviniyorum, bazen şaşırıyorum, beklemediğim yerden çok güzel şeyler geliyor, beklediğim yerden ise ruhsal çöküntüler duyuyorum. Gözler nasıl anlatıyor çaresizliği, nasıl aynı dünyanın dili. 
Müzikler duyuyorum bazen; bir zıplasam çıkarmışım bu dünyadan gibi geliyor, sesini kıstığımda ise hayatın sesini duyunca kara perdeleri çekesim geliyor.
benim ağzımdaki "bugünler geçsin hele bir.." cümlesinin tamamlayıcısı ise. 
uzun bir yolculuğa çıkacağım, deniz kenarlı, güneşli, sevdiğim şarkılı, yeşillikli...

22 Mart 2020 Pazar

❝Akıllandırılıyoruz. Hem de hiç istemedikçe! Ne güzel Allah ! ❞

     Zor, oldukça yıpratıcı zamanlara şahitlik ediyoruz. Dünya kendini kusuyor adeta, yaşattıklarımızı bize yaşatıyor. Bir mikrop belası var başımızda. (covid-19) Laboratuvar ortamında yapıldığı yüksek tahminler arasında. Bundan onlarca yıl sonra bu kara tarihe şahitler olarak adımız yazılacak. Bilinsin ki; paranın, değerli zannettiğimiz tüm maddelerin, markaların, evlerin, arabaların, dünyaya ait olan her şeyin önemsiz hatta çok basit olduğunu anlattı bize hayat. Evler de insanlar sosyal izolasyonda kalarak, hapsin, yiyeceklerinin tükenme korkusuyla açlığın, sevdiklerinden ayrılma korkusuyla ölümün, planını yaptığı hayatının ne kadar önemsiz olduğunu anladı....
      Beraber üstesinden geleceğiz. Beraber başaracağız. Dünyaya kendimizi affettirmek zorundayız.
      Her gün daha da özlüyoruz yanı başımızda duran ailemizi. Aramıza mesafeler koymak zorunda kalıyoruz aynı odada oturmamaya çalışıyoruz. Teknolojinin güzel nimetlerinden faydalanmaya başladık, konserlerine gidemediğimiz sanatçıların salonlarındayız :)
Sarılmalar ne güzelmiş oysa ki... Kol kola gezmeler ne tatlı. Karşılıklı kahve içmek ne kadar lüks.
      Bu bir süreç biliyoruz.
      Sabırla, dua ile, bilim ile bilime destek ile savaşıp kazanacağız.