bin yağmur yağsa, bin güneş açsa...
temizlemez seni beni yalanlardan
götürmez bizi güzel anılara...
hesaplaşma vakti şimdi kendimizle
vedalaşma vakti şimdi nefislerimizle
pişman, düşman
olmanın ne faydası var.
bir rüyaya dalsam, bir dünyaya kaçsam
balonlarla doldurup tüm çantamı
hüzünlü çocuklara dağıtsam...
hesaplaşma vakti şimdi kendimizle
vedalaşma vakti şimdi nefislerimizle
pişman, düşman
olmanın ne faydası var.
11 Ağustos 2015 Salı
21 Temmuz 2015 Salı
❝ hüzün ❞
neye adım attıysam hep yarım kaldı
her mutluluğumda bir hüzün vardı
seni de yine bir elin kızı aldı
yalnız kalan yine hep sol yanımdı
bilemem seni anlamam gidişlerini
sen olsaydın yerimde vururdun seni
sorma hayat bu kez bana sorma
neden kalmadı elinde hiç kandırma
yorma hayat bu kez beni yorma
gideni döndür şimdi hediye et bana
söz& müzik : Merve Tuna- Ayça Kömürcü
her mutluluğumda bir hüzün vardı
seni de yine bir elin kızı aldı
yalnız kalan yine hep sol yanımdı
bilemem seni anlamam gidişlerini
sen olsaydın yerimde vururdun seni
sorma hayat bu kez bana sorma
neden kalmadı elinde hiç kandırma
yorma hayat bu kez beni yorma
gideni döndür şimdi hediye et bana
söz& müzik : Merve Tuna- Ayça Kömürcü
❝ ... ❞
sözlerinde bir yalan bin hayat var
inanmamak elde değil...
her kaçış belki kendine çağırış
ardından koşmamak elde değil...
tavırların git dese de şarkıların gel der gibi
dinlememek elde değil...
inanmamak elde değil...
her kaçış belki kendine çağırış
ardından koşmamak elde değil...
tavırların git dese de şarkıların gel der gibi
dinlememek elde değil...
17 Haziran 2015 Çarşamba
❝ ya sonra; ❞
ya sonra;
kelimeler anlamını yitirdikçe, değerler gittikçe, bittikçe
ne anlatacağız birbirimize?
tükettikten sonra;
aynı şehirde dünyanın bir ucundaymış gibi davranmak
yıllar sonra göz göze gelip tebessümlerimizden çalmak
ağzımızdan çıkacak bir kelimeye ihtiyaç duymak,
şarkılarımızı başka birileri için söylemek
ne kadar güzel olabilir ki !
başka sözler de yaratılsa
başka şarkılar da yazılsa
olmaz !
ne sen olursun ne de ben...
10 Mayıs 2015 Pazar
❝siyah❞
bir ucunda sen acıların bir ucunda ben
ikimizde kaç kere düştük
sokağımıza sapmış tüm düş kırıklıkları
düştüğü yeri yakan ateşlerin üzerinden atlarken
birbirimizi görememişiz...
kuşlar konmazken penceremizin kenarlarına
onlara bir avuç pirinç koymayı ihmal etmişiz.
kendimizi ettiğimiz gibi.
sardunyalar susuzluktan kururken cam önlerinde
ne kadar da onlara benzemişiz.
kendimizi bir yudum aşktan mahrum bırakmışız .
dualarımızda mıyız acaba şimdi
zira birbirimizsiz olduğumuz kesin.
göklere giden binlerce söz gibiyiz evrende
heba olmuş sanki zaman gözümüzün önünde.
siyah boya ile duvara yazdığımız baş harflerimiz
sanki yazımızı da karalara dönüştürüvermiş .
düşlerden bir fırça ile dokun adıma
dilediğin renge boya siyah dışında.
4 Mayıs 2015 Pazartesi
❝şarkılarda ki bekleyen oldum❞
içimdeki gökyüzünün en ucuna dokundun
elini çekince yağmurlar başladı gözlerimde
kalbimdeki çukurun dibini buldun
orada hapsoldun gözümden düşünce
ellerimin çizgilerini yol yaptın da sanki gittin geldin avucumda
dualarımdan çıkardım seni rüyalarımdan gidince
hayallerim deniz gibiydi bir gemi gibi sense üstünde
su almaya başlayınca ilk terk eden sen oldun.
kağıt oldum kalem oldun, yazdın durdun
tükenene kadar bekledim sabırla
yaprak oldun, ağaç oldum yazları geldin son baharları gittin
üşüttün yokluğunla, üstümü karlarla örttüm
gözümü kapadım, toprak ana kucakladı
şarkılarda ki bekleyen oldum.
1 Mayıs 2015 Cuma
❝insanlık bende kalsın❞
ben insanlardan bir anda soğumanın ne demek olduğunu yine onlardan öğrendim.
hatalardan ders çıkarmayı değil, içim soğusun diye intikam almayı,
iyi olmanın her zaman kar etmediği yalan, dolan, oyun dolu saçma dünyayı önemsememeyi,
dost kavramının aslında olmadığını,
fırsatını bulduğu zaman hemen satıldığımı,
yüzüme ne kadar gülünse bir o kadar kuyumun kazıldığını,
benliğimi kocaman bir kazana koyup akıllarına geldiğim zaman ateşe odun verdiklerini,
dişlerimi, ellerimi, kalbimi sıkarak ağlamamayı, mecburen güçlü olmayı,
yalan konuşmayı, bazen kanatmayı, çoğu zaman kaçmayı,
ellerimi göğe açtığım zaman, kendimle baş başa kaldığım zaman yalnızlığımı,
tercihim değilken, iğne atsan yere düşmeyecek yerlerde yalnız olmayı,
aklımın, ruhumun kötü olmaya her daim hazır olmasını,
insan olmanın bunu gerektirdiğini yine insanlardan öğrendim.
teşekkür de etmezdim ama...
teşekkürler!
insanlık bende kalsın!
hatalardan ders çıkarmayı değil, içim soğusun diye intikam almayı,
iyi olmanın her zaman kar etmediği yalan, dolan, oyun dolu saçma dünyayı önemsememeyi,
dost kavramının aslında olmadığını,
fırsatını bulduğu zaman hemen satıldığımı,
yüzüme ne kadar gülünse bir o kadar kuyumun kazıldığını,
benliğimi kocaman bir kazana koyup akıllarına geldiğim zaman ateşe odun verdiklerini,
dişlerimi, ellerimi, kalbimi sıkarak ağlamamayı, mecburen güçlü olmayı,
yalan konuşmayı, bazen kanatmayı, çoğu zaman kaçmayı,
ellerimi göğe açtığım zaman, kendimle baş başa kaldığım zaman yalnızlığımı,
tercihim değilken, iğne atsan yere düşmeyecek yerlerde yalnız olmayı,
aklımın, ruhumun kötü olmaya her daim hazır olmasını,
insan olmanın bunu gerektirdiğini yine insanlardan öğrendim.
teşekkür de etmezdim ama...
teşekkürler!
insanlık bende kalsın!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)