4 Mayıs 2015 Pazartesi

❝şarkılarda ki bekleyen oldum❞

içimdeki gökyüzünün en ucuna dokundun
elini çekince yağmurlar başladı gözlerimde 

kalbimdeki çukurun dibini buldun
orada hapsoldun gözümden düşünce 

ellerimin çizgilerini yol yaptın da sanki gittin geldin avucumda
dualarımdan çıkardım seni rüyalarımdan gidince 

hayallerim deniz gibiydi bir gemi gibi sense üstünde 
su almaya başlayınca ilk terk eden sen oldun.

kağıt oldum kalem oldun, yazdın durdun
tükenene kadar bekledim sabırla

yaprak oldun, ağaç oldum yazları geldin son baharları gittin
üşüttün yokluğunla, üstümü karlarla örttüm

gözümü kapadım, toprak ana kucakladı
şarkılarda ki bekleyen oldum.

1 Mayıs 2015 Cuma

❝insanlık bende kalsın❞

ben insanlardan bir anda soğumanın ne demek olduğunu yine onlardan öğrendim.
hatalardan ders çıkarmayı değil, içim soğusun diye intikam almayı,
iyi olmanın her zaman kar etmediği yalan, dolan, oyun dolu saçma dünyayı önemsememeyi,
dost kavramının aslında olmadığını,
fırsatını bulduğu zaman hemen satıldığımı,
yüzüme ne kadar gülünse bir o kadar kuyumun kazıldığını,
benliğimi kocaman bir kazana koyup akıllarına geldiğim zaman ateşe odun verdiklerini,
dişlerimi, ellerimi, kalbimi sıkarak ağlamamayı, mecburen güçlü olmayı,
yalan konuşmayı, bazen kanatmayı, çoğu zaman kaçmayı,
ellerimi göğe açtığım zaman, kendimle baş başa kaldığım zaman yalnızlığımı,
tercihim değilken, iğne atsan yere düşmeyecek yerlerde yalnız olmayı,
aklımın, ruhumun kötü olmaya her daim hazır olmasını,
insan olmanın bunu gerektirdiğini yine insanlardan öğrendim.
teşekkür de etmezdim ama...
teşekkürler!
insanlık bende kalsın!

27 Nisan 2015 Pazartesi

❝söyleyin❞

iliklerime kadar yalnızlığı hissettiğim bir anda karşılaşmak gölgenle;
işte her hangi bir tarife mümkünat vermeyen durum.
içimde karanlıklar reveransla karşılarken aşkı
bembeyaz çığlıklar atarak uyanmaktayım yeni güne.
düşlerimde düşerek kanıyorsa dizlerim
bilinç altıma tecavüzünden vuku bulur absürt dizelerim.
gözlerin cehennemin çukurlarından biri gibi kavuruyorsa beni
yalan söylemelere, çalmalara doyamam kalmak için bir saniye bile.
bilmeden, kaidesiz yazmalarım en iyi şairlerin kemiklerini sızlatıyorsa
şöyle söyleyeyim; bildiğim tek şey sensin.
ve söyleyin onlara, yazdıkları yüzünden aşkı ben böyle sevdim.

21 Nisan 2015 Salı

❝sorup yormak❞

sonsuzluğun uğursuz asfaltında gitmiyor muyuz
Aşık Veysel' in dediği gibi "- gündüz gece"...
yolumuza çıkanlar da kalmıyor mu her bir tanesi ardımızda?
kaderimiz bizi bıçaklamıyor mu her saniye sırtımızdan?
yalanlarla dolu dünyamız, dürüstlük gece yatmadan önce sildiğimiz makyajımız
tebessümü zımbayla tutturmuyor muyuz her yeni güne?
kanla karışmıyor mu sanki tüm mutluluklar?
sorular soran beş yaşındaki çocukları dövmek istemiyor muyuz?
ellerimiz her gidenin ardından sallansa da üzgünce sonrasında alkışlamıyor mu onları ?
zaman her dakika üstümüzde altmış kere tepinmiyor mu ?
peki aşk ?
o neyin peşinde, kalbimizin mi? şefkatimizin mi? yoksa gururumuzun mu?



25 Mart 2015 Çarşamba

❝sessizliğimin sol anahtarı❞

inatla gittin bu gece yastığım yorganım hala soğuk
- seni sevmedim hiç ! yalanlarımın başlığı
kapım kapalı herkese içiyoruz yalnızlıkla her gece
yalnız kendim ve ben bekliyoruz o aşığı
kendime gidiyorum, kendimden geliyorum
yattığımda ölüyorum her gece
tükenmeyen kalemim de saatin  akrebin de
ben yelkovanın üstünde koşuyoruz...
yakmalı bu sevdayı hayatımızı çaldı
aç gönlümün kapısını sessizliğimin sol anahtarı...

❝izi kalır❞

sormadım sana bir gün bile, elin ceketinde bekledin yine
kapıya bir adım yakın hep sendin...
cevabı aldım ben gözlerin yeter, böyle bakman da gitmenden beter
anıları topla bizi azad ettim...
kapıdan çıkınca el-alemin duyacağı ayrılık
saçına aklar düşünce seninse duyacağın pişmanlık
silmiş olmazsın gitmekle, ısınmaz asla yürek gelen  geçenle
ateş söner, yağmur diner elbette, gitsen de aklın kalır
düşman olur sana saatler de, eller ısıtmaz elini bir gece de
güneş batar çiçek solar elbette ,adım geçer izi kalır...