16 Ocak 2012 Pazartesi

aradığım her kelimenin sonunda, korkarak baktığım yolların başında
ellerimin soğuğunda,gözlerimin ıslaklığındasın...
bilmediğim soruların içinde, çekindiğim cevapların ortasında
yüreğinin soğuğunda, ayaklarının gidişindeyim...

12 Ocak 2012 Perşembe

yeni yaşamlar katılmak için direniyor aramıza...kabullenmek en büyük vazifemiz.
ilk bakışları nazarı yıkmak için aslında...
ilk elinize yapışması en büyük savaşı belki de...
güneşi o gün için yalnızca onun görmesi en büyük hakkı
ışığının enerjisi salt onun için olmalı...
yazılanlar, söylenenler tüm güzellikler onda anlam bulmalı...
en içten hoşgeldin i hakeden Elif başlangıcında bir hayat yaşamalı...

10 Ocak 2012 Salı

en küçük şey bile kişinin hayatını değiştirmeye yetiyor.sakinlik, dinginlik sanki yaşam tarzı olabiliyor.ölümün bu kadar yaklaşacağını görmek kendinize ya da etrafınızdakilere,yaşanan kötü şeyleri tek kalemde silebiliyor."değerini bilmek" kelimeleri benim için daha bi anlamlandı artık.
herşey yolunda gitmeyebilir ama ben sevdiklerimin yanımda olmasının değerini biliyorum.
evimin manzarası güzel değil ama içindeki somut ve soyut sıcaklığın değerini biliyorum.
akustik gitarım olmayabilir ama klasik gitarımın bana yazdırdığı şarkıların değerini biliyorum.
belki polyannacılık ama hayat böle fısıldıyor her insanın kulağına...duyabilenlerdenim çok şükür.

12 Aralık 2011 Pazartesi

elim her değdiğinde anılara,o günlere özlem duymak acı veriyor.
güzel hatırlamak her şeyi, kalp tarafından tek istenen.
ama hayat kim bilir onların kapalı bulunduğu kutulara
neler katıyor...
nasıl sararır fotoğraflar?
nasıl nemlenir mektuplar?
hepsi ağlar,hepsi yaşlanır...
zamanında nasıl doğmuşlarsa
zamanı dolunca da bizim gibi yolun yükünü sırtlanırlar...
caaykö/

11 Aralık 2011 Pazar


Her gece yazsam ne olur ki, yeter mi hayatı acıtmaya ya da değer mi...
beni yıpratır yazdıklarım hiç acımadan.her kelime benden hesap sorar.

10 Aralık 2011 Cumartesi

çürük düşümdün sen, ağrılarımı artıran
sol yanımı daha da acıtan...
ellerimden kayıp giden yalnızca zaman zannederdim.
meğer ne çok şeymiş kaybettiklerim
en başında da kendim...

her gün yağsa yağmur yine de temizlenmez içim senden
okusam, yazsam, söylesem, çalsam..
kulaklar görmez beni
gözler duymaz ki...

her ritminde kalbim yeniden ölürken
nasıl derim "ne güzel bir gün"
gözümü her açıp kapatışımda zaman benden bir şeyler çalarken
nasıl derim"kader, bu da gelir bu da geçer" diye...
caaykö/

21 Kasım 2011 Pazartesi

hani geçerdi sensiz zaman
hani ilaçtı...
zehir gibi yakarak geçti her şey
kalmadı sağlam,yüreğimi yaslayacağım bir anı
hepsi kendini sanki sen gittiğin gece astı...

yollar sana çıkmadı hiç,
fallar sana kapatıldı hep ama
başka harfler, başka anlamlar çıktı
sana yordum hep,meğer kalbimi yormuşum...

gün doğdu her gün hep bir başkasına
bana soluk sarısını bıraktı
bulutların umut dolu mavilerini çaldılar ellerimden...
kuşlar güzel haber getiren aracılar olmadı benim için...

sararmış mektuplar elimde kalan
kırık plak evimde birkaç tane
bozuk kasetler, çizik cd ler
her şeyi tüketmişiz...